Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Devam edemezsin

Bir insanı değil sonsuza kadar, ömrünün sonuna kadar bile kesintisiz olarak sevmeye devam edemezsin. Neden mi ? Çünkü korkakları, hayatı sağlamcı yaşayanları, ve herseyi hesaba kitaba getirenleri sevemezsin eninde sonunda aklın bunu idrak eder ve o canım sıcacık sevgi soğumaya başlar ve kalbinde ıssız bir üşüme duygusu başlar. Bir insanı ölünceye kadar yani yaşamın akıp gittiği süre içerisinde sevmeye devam edemezsin çünkü insan faydaya muhtaçtır, şöyle bir dönüp bakarsın yanımda kim var diye, kim bana sahip çıkmış, kim bir yuva vermiş, kim benim hayatımı idame ettiriyor, kim elektirik su faturamı ödüyor diye bir bakmışsın ki, aşık olduğun değil yanında ki, o anda anlars...

Elinizden Bir İş Gelsin

Bir insanin ömrü hayatında mutlu olabilmesi için, işe yaraması için toplum içinde kabul görmesi için, bir fayda mutluluk üretebilmesi için elinden bir iş geliyor olması icap ediyor, bunun aksini iddia eden varsa çocuklarını bir bitki gibi yetiştirsin ve deney ve gözlemini kendi yapsın ama sonra arkasında nasıl mutsuz evlatlar bırakır ne beddualar alır ben bilemem. Çocuklarınıza daha küçük yaşlarda onlarda çok isteklilerken sorumluluklar verin bunu bir Pedagoji uzmanı olarak söylemiyorum ne haddime ama yan komşunun kızı olarak sohbet üslubu ile söylüyorum. Bırakın ellerini hamura soksunlar, meyvelerini kendileri soymaya çalışsınlar parmaklarında küçük bir kesik oluşabilir belki ama bileklerini kesmezler endişe etmeyin. Bir bar...

Giyinmenin Önemi

Oldukça komik bir konu başlığı olmak üzere,  giyinmenin nasıl bir önemi olabilir, aman ha iyi giyinin üşutmeyesiniz, ya da aman ha sokağa çıplak çıkmayın, tecavüze ugrarsınız gibi bir mahiyet değil herhalde. Giyinmek... Şöyle çok eskiye gidiyorum baya bir eskiye, adem babamizla havva annemizin yanına. Bu ilk zamanlarda kıymetli ebevynlerimiz henüz tekstilin falan esamesi yokken fıtratlarında bulunan hayaları nedeniyle mahrem yerlerini örtmek istemişlerdir tabi olarak. Etrafa şöyle bir bakıp akla gelen ilk fikir olarak geniş yapraklı bitkilere uzanmışlar ve mahrem yerlerini örtmüşlerdir.  Yani burdan anlayacağımız ilk şey, giyinmenin örtünmek yani mahrem yerleri örtmek maksadını taşıdığını söyleye...

Tek derdim tırnağım, lüksü

Yıllarca daha doğrusu her zaman bu olgusal olarak hep böyleydi, tırnağım kırıldı diye ağlayan insanlara hep gıcık olmuş ve onları sığ bulmuşuzdur ama belki de sığ değil yalnızca bize göre daha az dertliydiler herkes bir uzak Doğu dövüş ustası kadar derin ve felsefik olmak zorunda mı canım birileri de el mecbur Beverly hills kızı formatında yaşamaya çalışacak. Benim tırnak olayım tabi bu Beverly hills tadında birsey değil ama, başlı başına bir ironi oldu. Tabi bu nail art olaylarına yani tırnak tasarımı olayı beni de az biraz içine çekmedi değil ama gerekli noktada durmasını bildim. Uzun yıllar daha doğrusu bütün ömrüm boyunca o kadar çok derin meselelere kafa yordum ki, ilkokul da bile ...

Perfect life

Konu başlığına bakınca ingilizce bir içerik mi yazdım diye düşündünüz bilemiyorum, ayıptır söylemesi yazabilirim de ama biz de ki o söz sanatlarını, kinayeleri, hicivleri efendime soyliyeyim, kıvrak zeka ürünü kültürümüzü nasıl olur da çeviri yazıya aktarabiliriz işte orda çok ciddi kaygılar duyduğumdan yazılarımı orjinal dilde yazmaya devam. Zira başka dilde özellikle batı dili olan ingilizcede yazarsam olayın bütün agdasi yok olur gider hiçbir espirisi kalmaz. Dönelim mevzumuza size göre perfect life yani mükemmel hayat nedir ? Hayal edin çok zenginsiniz ve bir tekneniz var ve üstünde kocaman PERFECT LİFE yazıyor ama taşıması öyle zor bir hayat ki ortalama sıradan bir insanın taşıyabilece...

Fast Food Kültürü

Hiç sevmem, nefret ederim, rahatsızlık duyarım, irite olurum falan. Böyle bir kültür varsa da zira bizim kültürümüz değil zaten, belki de bütün iç acımalarım bundan. Gerçi kapalı model ülkeler gibi dışa kendini tamamen  kapatmış bir insan değilim, öyle olsaydı köriyi alıp taze fasulyeye koymayı bile düşünmezdim. Bu baharat olayı bize çok hitap ediyor, Ortadoğu'dan başlayalım Çin'e doğru gittikçe aman Allah bir baharat dünyası baharat aşkı o biçim ama batıya doğru gittikçe yemekler yağdan salçadan bir haber. Dönelim fast food olayına zira meselemiz gurmelik tadında bir dünya mutfakları mevzusu değil. Yılda bir kere bazen o bile olmamakla birlikte o kasten kırmızı renkli fast foodcula...

İstisnasız Her Sabah

İstisnasız Her Sabah insan aynı duygularla uyanılırmış... Aynı tatlı hayaller kurulur sonra aynı iç acısıyla yaşanamamişlığın ya da yasanamayacak olacağı gerçeğinin kucağına atılırmış. İstisnasız her sabah aynı olasılıklar, analizler ve tahliller yapılır bilmem kacinci kez aynı sonuçlara varılırmış.. Gözlerden akan yaşlara ise mani olmak ne mümkün. Kader mi irade mi derken her ikisi de diyor insanın içindeki Kemale ermiş politik amca. Yaşı Kemale ermiş ya pek bir olgun pek bir bilirkişi.  İnsan gününü olaylar halinde yaşar ya, bir de duyguları içinde yaşarmış. Bir tane yaşadığımız hayat var içinde somutluklar ve nesneler olan, bir tane de zihnimizi...

Fakir Edebiyatı

Hayatta konu ne olursa olsun, bir yerde maddi imkânlarla müthiş alakali. Adeta aldığınız hava kadar etkili bir faktör, adeta sınıflar arasındaki farklar farklı hava katmanlariyla ayrılmış. Herkesin soludugu hava farklı olduğundan, ortaya çıkan ürünlerin kaliteleri de farklı farklı. Bazen bazı bitkilerin yanlış yerde filizlendigini görüyorum ya içim inceden bir sizlamiyor değil. Benim de doğru yerde filizlendigim Muallak bir durum. Yazdıklarıma bakıyorum bildiğin fakir edebiyatı, kader iman inanç dua, biz fakirlerin ilahi yolda bu kadar mesafe kat etmesi ve tüm var olma amaçlarını sorgulaması bir tesadüf mü? Gerçi böyle derde can feda, sonunda bana Allah'ı buldurmuş, hayatımla ilgili tatminlik duzeyimi artırmış daha ne olsun. Fakirl...

Kadın olmak

Kadın olmak iyi güzel hoşta, duygusal anlamda, fıtrat manasinda taşıması hayli zor. Hem fiziksel olarak zayıfsınız hem de mental olarak. Hayatınızda her zaman bir ceylan kadar naif ve savunmasizsiniz kimileri kendini Leopar ya da dişi aslan falan sansa da, o da sonuçta yine ceylan anatomisine yenik düşüyor. Kadın olmak deyince dram yaratmak için atmadım bu başlığı, bu ülkede kadın olmak diyerek başlayan ve alayına söven tabiri caizse, öyle bir içerik değil bu. Bu yalnız kendi içinde kadın olma duygusunun ağırlığını içeren bir yazı, üstelikte şu ülke bu ülke değil evrensel bütün dünya kadınları için geçerli. Eğer bir kadınsanız, hayatınızda doldurulamayan bir boşluk hep söz konusu, k...

Kimsesiz

Bugün bize bir toplum  dayatısı gibi görünen, görev ve sorumluluk sıkıntısı olarak algıladıgımız şeyler aslında o kadar bizi korumaya ve geleceğimizi güvence altına almakla ilgili kı!  Ne demeye mi çalışıyorum, toplum size düzenli bir işe sahip olmanız konusunda ya da evlenmeniz gerektiği hususunda baskı yapıyor değil mi, peki amaç ne, topluma ne ki sizin hayatınızdan! Geçen gün bir öğle molasında açık havada bir yerde ve hatta seyyar bir köftecinin önünde oturmuş yemegimi yiyordum, etrafta da ınsanlar oturmuşlar kimileri yemeklerini yiyorlar kimleri de Çaylarını içiyorlardi, yaşlıca bir amca aralarından süzülerek karşıma doğru gelmeye başladı etrafına bakıyordu sank...

Günün anlam ve önemi ; 1 Mayıs !

Bazı günler, bazı olaylar, bazı toplum gündemini işgal eden olgular var ki, üzerine konuşmamak vicdanı sıkıntı, susmak bir suç gibi adeta, tabi bu suç yine vicdani bir olay olup kişiye göre göreceli olduğundan sübjektif bir kanıdır.  Sevgililer günü hakkında ya da, yeni yıla girerken "Merry cristmas" temalı konusmayabilirim zira, benim için üzerine konuşulacak bir hadise değildir, ama söz konusu, insani değerleri derinden etkileyen insanlık tarihini ilmek ilmek işleyen , hak hakkaniyet ve insan olma dertleri olunca konusmamayi da, bir nevi zulme ortak olmak olarak yorumluyorum, tabi bu sözler çok fazla içselleştirme yaptığımı ve arabesk düşündüğümü  hissettirebilir, hissettirsin önemli değil. Ezelden beri insanın insana ...

Acının tadını çıkarın

İnsan hayatı dönem dönem çeşitli sıkıntılarla ve acılarla dolu, bazı hayatlarda bu dönemler peşi sırayken bazı hayatlarda yaşanılan tek bir acı koca bir ömre bedel olabiliyor. İnsan bu acı dönemlerini var oluş maksadı üzerinde anlamlı bir temele oturtmaya çalışıyor tabi, çünkü bu kadar çok şeyi fantezi olsun diye yaşamiyorduk herhalde, adına sınanma dediğimiz, imtihan dediğimiz bu ömür yolculuklarinda, acılarımızın bir mükafatı olduğuna inanıyoruz, adeta yaşama amacımız acı çekmek ve bunun üstesinden gelmek oluyor. Hatta eğer bir hayatta sıkıntı ve keder yoksa, o hayattan ve kuldan bir cacık olmaz, inancımız bunu söylüyor, sonra diyorum ki ben, madem ki acı ...

Ham Meyvayı

Ham Meyvayı koparmayın dalından ne size faydası olur ne kendine. Herşey olgunlastıgında güzel. Ham bir meyveden ya da pişmemiş bir yemekten kimsenin keyif aldığını ya da kendine fayda sağladığını görmedim. Hayat ile münasebetimize acemilik diyelim, ilk kez yürüdüğümüz bir yol daha önce bu dünyaya hiç gelmemiştik. Saflıgımızla tecrübesizligimizle birçok hatalar yaptık, şimdi bize bir fırsat verilse hani hep söylenir, şimdiki aklımla o zamana geri dönsem diye, ahh nerde öyle bir dünya ! Belki de asıl marifet, aklımızı içinde bulunduğumuz andan daha ileri bir zaman içinde öngörebilmek ve ona göre davranmak. Tecrübe öyle tatlı bir nimet ki! Daha önce yürüdüğünü z bir yo...

Güçlü olmak mı zayıf olmak mı?

Herkes güçlü olmak ister önce, kendi kendine yetebilmek, kimseye muhtaç olmamak, sonra başkalarına yardım edebilecek kadar güçlü olmak ister, dimdik durabilmek kimseye eyvallah etmemek ister . Sonra güçlü olmanın bir bedeli olduğunu anlar insan. Her güçlülük kendine göre farklı düzeylerde bedeller ister. Bazı bedeller yalnızlıktır bazı bedeller ise kimsenin bilmediği büyük günahları bilerek ve bunu bilmenin bilincinden doğan ızdırabı taşımaktır. Hal böyle olunca güçsüz diye gördüğümüz insanların aslında ne kadar büyük bir serveti olduğunu siz düşünün. Güçlenir insan, sonra bir bakar, canının acıma yanma lüksünü kaybetmiş, güçlenir insan sonra bir b...

Hiç Şaşırmıyorum Artık

Hiçbir şey beni şaşırtmiyor artık, özellikle insanlara hiç şaşırmıyorum, söz konusu bir insansa her türlü aptallıgı, cehaleti, pisligi, kötülüğü, aşağılıklıgı, bencilligi normal karşılıyorum. Cami gibi görünen ama aslında şeytan mabedi olan insanları da gördüm ya, bu hayatta hiçbir şey beni şaşırtmaz ve bütün teoriler, bütün ezberler benim için geçersizdir. Yıllarımızı, kalbimizi, değerlerimizi verdiğimiz insanlar tek bir an içinde hayatımızdan çıkıp gittiler ve bir gram bile canımız yanmadı ya, bu hayatta hiçbir şey beni artık şaşırtamaz. İnsanlara ve içlerinde taşıdıkları insani hastalıkları görd...

Anladım Ki Hayat...

Anladim ki hayat, payına düşene razı olmaktan, şükrederek yaşamaktan ibaret. Bugüne kadar arzu ettiğimiz ne varsa sahip olamadık ve inancımız gereği hepsini hayra yorduk. Daha güzeli, daha hayırlısı olur dedik, olacaktır da nitekim. Lakin sonra şunu düşündüm, daha iyisi daha hayırlısı, şükür yaratır da aşk yaratır mı, heyecan yaratır mı, tutku coşku yaratır mı? O çocukluk heyecanını, inancın kırılmış kalbini onarıp, sanki hiç kırılmamış gibi yapar mı?  Hakkımızda hayırsız olan ne varsa onlardan bertaraf edilmemeliydik. Kaderimizde yazılı olanlarla, aklımız gönlümüz senkronize çalışmalıydı. Hayırsıza sahip olmanın mutluluğu,...

İlk defa bugün

İlk defa bugün çiçeklerin kokusunu aldım, mis gibi bahar içime nüfuz etti. İlk defa bugün güneş parladı sıcaklığı tenime değdi. Yolda gördüğüm köpeklerden bile korkmadım, zaten çok sevdiğim sokak hayvanlarını daha bir sevdim. Sanki bütün canlılar, sevgiyle aşkla müthiş bir mutluluk ve coşkuyla yollarına gidiyorlardı. İçimi öylesine bir mutluluk sardı ki, kendimi o kadar güvende hissettim ki, bütün endişelerim uçtu gitti. Peki ne oldu dersiniz, kanseri mi yendim, çok büyük bir beladan mı kurtuldum, büyük bir miras mi kaldı, vs vs. Hayır, yalnızca bir duamın kabul olduğunu görür gibi oldum. Dua ne büyük bir mucizeymiş. Kabul olur gibi olduğunu görmek bile, insanı mânev...

Dünyanın en matah şeyi

Dünyanın en matah şeyi nedir ? Bunu uzun zamandır düşünüyorum ve bir cevap arıyorum. Dünyanın en matah şeyi nedir, cinsellik mi, cok para kazanmak mi, kariyer yapmak mi, evlenmek mi, aşk mi, ve daha sayabilecegimiz bir sürü şey var. Bana öyle birşey söyleyin ki, insan hayatında çok değerli bir yeri olsun, önemini hic yitirmesin ve her daim fayda sağlasın, iyilik sağlasın. Şöyle dönüp bir bakıyorum dünya hayatına, kayda değer hiçbir şey yok, hangi meyvesinden tadarsaniz tadın eni sonu, çürük bir meyve. Diyelim ki dünyanın en ünlü top modelisiniz, ee yıllar geçecek yaşlanacak ve vücudunuz yaşlanmaya karşı koyamayacak ve bütün populerite acı bir mazi olacak. Diyelim ki size göre dünyanın en matah şey...

Bana Bir Ev Verin

Bana bir ev verin, bir de içine iyi bir hayat arkadaşı verin. Ben o evde yemekler yapayım, temizlikler yapayım, kurabiyeler poğaçalar mis gibi koksun ev, ev gibi olsun. Bir evi ev yapan içindeki, temizlik ve yemek kokusu değil midir ? Bana bir ev verin ben o evde mutluluk ureteyeim, kendime de yetsin komşulara da, sonra sokağa sonra ulaşabilidigim her yere. Bana bir ev verin, ben o evde mutlu çocuklar yetiştireyim, onlara egoist ya da megolaman olmayı değil mutlu olmayı öğreteyim. Bana bir ev verin tüm ömrüme hayatıma kafi gelsin. Dünyanın bütün diğer nimetleri ise isteyenlerin olsun, onlar hangi kariyerlere aşıksa, onlar hangi tutkuların peşinde koşuyorlarsa koşsunlar, benim yeni bir dünyaya sahip olabilmem için bir ev yeter. Unutmayın en güvenli yer, eviniz ! Ordan daha korunaklı, daha huzurlu...

Değişime Açık Olun

Vallahi konu başlığı olarak cok sıkıcı oldu ama anlatacağım meseleyi en iyi ifade eden başlıkta bu başlık oldu yapacak birşey bulamadım. Hiç sevmem bu kişisel gelişim meselelerini, mesajlarını ve repliklerini biliyor musunuz!  Çok itici ve cok bildimcilik gibi geliyor bana, herneyse bu konu başka bir konu. Esnek zihninli bir insan olmanın avantajlarını size anlatmakla bitiremem. Hayatınızın bazı dönemlerinde öyle ilginç şeylerle karşılaşıyorsunuz ki, uzun zamandan beri alışegeldiginiz bir durumu değiştirmek durumunda kalabiliyorsunuz. Değiştiremezseniz yani adapte olamazsanız zaten sıkıntı yaşıyorsunuz. Çok şükür ki ben, esnek zihninli bir insan olduğum için, adapte olamama sıkıntısı hiç...