Ana içeriğe atla

Bana Bir Ev Verin

Bana bir ev verin, bir de içine iyi bir hayat arkadaşı verin. Ben o evde yemekler yapayım, temizlikler yapayım, kurabiyeler poğaçalar mis gibi koksun ev, ev gibi olsun. Bir evi ev yapan içindeki, temizlik ve yemek kokusu değil midir ? Bana bir ev verin ben o evde mutluluk ureteyeim, kendime de yetsin komşulara da, sonra sokağa sonra ulaşabilidigim her yere. Bana bir ev verin, ben o evde mutlu çocuklar yetiştireyim, onlara egoist ya da megolaman olmayı değil mutlu olmayı öğreteyim. Bana bir ev verin tüm ömrüme hayatıma kafi gelsin. Dünyanın bütün diğer nimetleri ise isteyenlerin olsun, onlar hangi kariyerlere aşıksa, onlar hangi tutkuların peşinde koşuyorlarsa koşsunlar, benim yeni bir dünyaya sahip olabilmem için bir ev yeter. Unutmayın en güvenli yer, eviniz ! Ordan daha korunaklı, daha huzurlu bir yer olamaz. Hücre kadar bile olsa, insanın kendi evi eger mutluluk üretebiliyorsa koskocaman bir dünyadır ve hektarlarca orman oksijen üretiyormuscasına ferahtır. Altından saray gibi görünüp aslında bir zindan olan evlerden, bir gariphane yeğdir. Bana bir ev verin, dünyanın en eğlenceli yeri orası olsun, gezilip görülecek yer orası olsun, kutlamalar orada olsun, en güzel kafe orası olsun en güzel Kahveler içinde icilsin en lüks tatil köyünden bile daha dinlenmelik olsun, bir ev,  bu ev ki sahibinin mabedi olsun. Hiçbirimizin böyle bir evi yok, var sanırken bile yok, çünkü olmadığı için arayışlarımız sürekli olarak dışarda, huzuru bulabilmek için harcadığımız paranın haddi hesabı yok. Çok para kazanıp, cok onemli görevler almak isteyenler varmış, buyurun alın, bana yalnızca bu evi verin...


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Perfect life

Konu başlığına bakınca ingilizce bir içerik mi yazdım diye düşündünüz bilemiyorum, ayıptır söylemesi yazabilirim de ama biz de ki o söz sanatlarını, kinayeleri, hicivleri efendime soyliyeyim, kıvrak zeka ürünü kültürümüzü nasıl olur da çeviri yazıya aktarabiliriz işte orda çok ciddi kaygılar duyduğumdan yazılarımı orjinal dilde yazmaya devam. Zira başka dilde özellikle batı dili olan ingilizcede yazarsam olayın bütün agdasi yok olur gider hiçbir espirisi kalmaz. Dönelim mevzumuza size göre perfect life yani mükemmel hayat nedir ? Hayal edin çok zenginsiniz ve bir tekneniz var ve üstünde kocaman PERFECT LİFE yazıyor ama taşıması öyle zor bir hayat ki ortalama sıradan bir insanın taşıyabilece...

Fast Food Kültürü

Hiç sevmem, nefret ederim, rahatsızlık duyarım, irite olurum falan. Böyle bir kültür varsa da zira bizim kültürümüz değil zaten, belki de bütün iç acımalarım bundan. Gerçi kapalı model ülkeler gibi dışa kendini tamamen  kapatmış bir insan değilim, öyle olsaydı köriyi alıp taze fasulyeye koymayı bile düşünmezdim. Bu baharat olayı bize çok hitap ediyor, Ortadoğu'dan başlayalım Çin'e doğru gittikçe aman Allah bir baharat dünyası baharat aşkı o biçim ama batıya doğru gittikçe yemekler yağdan salçadan bir haber. Dönelim fast food olayına zira meselemiz gurmelik tadında bir dünya mutfakları mevzusu değil. Yılda bir kere bazen o bile olmamakla birlikte o kasten kırmızı renkli fast foodcula...

Giyinmenin Önemi

Oldukça komik bir konu başlığı olmak üzere,  giyinmenin nasıl bir önemi olabilir, aman ha iyi giyinin üşutmeyesiniz, ya da aman ha sokağa çıplak çıkmayın, tecavüze ugrarsınız gibi bir mahiyet değil herhalde. Giyinmek... Şöyle çok eskiye gidiyorum baya bir eskiye, adem babamizla havva annemizin yanına. Bu ilk zamanlarda kıymetli ebevynlerimiz henüz tekstilin falan esamesi yokken fıtratlarında bulunan hayaları nedeniyle mahrem yerlerini örtmek istemişlerdir tabi olarak. Etrafa şöyle bir bakıp akla gelen ilk fikir olarak geniş yapraklı bitkilere uzanmışlar ve mahrem yerlerini örtmüşlerdir.  Yani burdan anlayacağımız ilk şey, giyinmenin örtünmek yani mahrem yerleri örtmek maksadını taşıdığını söyleye...