Vallahi konu başlığı olarak cok sıkıcı oldu ama anlatacağım meseleyi en iyi ifade eden başlıkta bu başlık oldu yapacak birşey bulamadım. Hiç sevmem bu kişisel gelişim meselelerini, mesajlarını ve repliklerini biliyor musunuz! Çok itici ve cok bildimcilik gibi geliyor bana, herneyse bu konu başka bir konu. Esnek zihninli bir insan olmanın avantajlarını size anlatmakla bitiremem. Hayatınızın bazı dönemlerinde öyle ilginç şeylerle karşılaşıyorsunuz ki, uzun zamandan beri alışegeldiginiz bir durumu değiştirmek durumunda kalabiliyorsunuz. Değiştiremezseniz yani adapte olamazsanız zaten sıkıntı yaşıyorsunuz. Çok şükür ki ben, esnek zihninli bir insan olduğum için, adapte olamama sıkıntısı hiç çekmedim. Birgün öyle birşey oldu ki, degistirebilecegimden şüphe duydum. Tam 16 yıllık eğitim hayatım boyunca kendine özgü olan yazı karakterimi değiştirmemi, daha dogrusu daha derli toplu hale getirmemi söylediler bana. Bakın yazı gibi, insanın karekteristigi haline dönüşmüş bir olaydan bahsediyorum. Bu olaydan önce fikrimi sorsalar, insanın yazı karekterinin değişmeyecegini söylerdim. Eskiden kalemsiz kağıtsız deneme yazamazken şimdi, klavyeden direkt olarak yazıyorum ve zihinsel olarak ta daha akıcı düşünmemi sağlıyor. Neyse. Neyse ki müthiş esnek değişimci ben hemen yazı karekterimi değiştirmek için çalışmalara başladım. Hayatım boyunca kendim için hiç estetik kaygısı taşımamışken bir anda nasıl daha güzel yazabilirim diye düşünmeye başladım. İlk aklıma gelen fikir, kendime bir güzel yazı defteri almak oldu. Değişebilirlik özelliğim beni 7 yaşıma geri götürdü. Ah zavallı ben dedim, nerden bilebilirdim ki bu güzel yazı yazma meselesinin bir gün başıma dert olacağını. Bilseydim ta o zaman edinmez miydim bu alışkanlığı. Zavallı annem demek ki o da hiç hiç estetik kaygı taşımamıştı ben yazmayı öğrenirken, peki ya öğretmenim, o da parlak zekamın ışığından etkilenip, yazım konusunda biraz duyarsız kalmıştı galiba. Demek ki ben mini mini minnos bir kız gibi, inci gibi, yazmaya hiç gayret etmemiştim. Bakın ta 7 yaşında bile insanın bir karakteri oluyor ve o sirayet ediyor. Çocuk deyip geçmeyin onların da şahsiyetleri, tutum ve tavırları var, gün gelip biri müdahale etmedikçe de devam edip gidiyor . Neyse aldım sonra defteri elime, yavaş yavaş yazayım bakayım bir degisiklik olacak mı dedim. Hiçbir değişme olmadı demek ki, mesele hızlı yazmak ya da yavaş yazmak değilmiş. Benim yazı stilim bildiğiniz savruk. Sonra bu işin bir teknigi olmalı dedim ve araştırmaya başladım ama bir sonuç elde edemedim. Ne yapaydım yani, Çin'e gidip hat sanatı dersleri mi alsaydım hem de alakası bile olmayan bir alfabe ile. Sonra aynı dertten muzdarip insanların, paniklerini ifade ettikleri bazı sayfalar buldum. Orda birisi silik metinli, güzel yazı defterlerinin olduğundan bahsetmiş. Hemen onu da araştırmaya başladım. Sonra 1.sınıflar için, harflerin yazılma aşamalarını gösteren sayfalara ulaştım. O anda aydınlandım, anladım ki, harfleri olması gerektiği formda yazamıyordum ben. A harfinin bile yazılış daha doğrusu çiziliş aşamalarını öğrenince yazım değişmeye başladı. Tabi birden bire yeni teknikleri ozumseyemedim ama ciddi anlamda yazı şeklime etki etti. Peki ben esnek bir insan olmasaydım, yazım mümkün değil değişmez deseydim ne olacaktı? Benden istenen şeye olumlu reaksiyon gösteremeyip, türlü sıkıntılar yaşayacaktım. Demem o ki, siz siz olun hayatta hiçbir şeye katı bir tavırla yaklaşmayın. Katı nesneler basınca karşı mukavemet gösteremeyip kırılırlar iken, esnek nesneler şekil değiştirerek ama bütünlüklerini
koruyarak hayatta kalırlar. Hayatınızın hangi döneminde olursanız olun, esnek olun, yeni kurallar, yeni düzenler, hemen adapte olun ki, rahatça yaşayabilin.
Konu başlığına bakınca ingilizce bir içerik mi yazdım diye düşündünüz bilemiyorum, ayıptır söylemesi yazabilirim de ama biz de ki o söz sanatlarını, kinayeleri, hicivleri efendime soyliyeyim, kıvrak zeka ürünü kültürümüzü nasıl olur da çeviri yazıya aktarabiliriz işte orda çok ciddi kaygılar duyduğumdan yazılarımı orjinal dilde yazmaya devam. Zira başka dilde özellikle batı dili olan ingilizcede yazarsam olayın bütün agdasi yok olur gider hiçbir espirisi kalmaz. Dönelim mevzumuza size göre perfect life yani mükemmel hayat nedir ? Hayal edin çok zenginsiniz ve bir tekneniz var ve üstünde kocaman PERFECT LİFE yazıyor ama taşıması öyle zor bir hayat ki ortalama sıradan bir insanın taşıyabilece...
Yorumlar
Yorum Gönder