Ana içeriğe atla

Biz İnsanların Kaderlerini Çabalarına Bağlı Kıldık

Bu ayette adı geçen insanlar yani bizler, bu ayeti yanlış idrak ediyoruz, yanlış yorumluyoruz tabi doğru olduğunu düşündüğüm yorum ise kendime göre, kendimce. Bu ayetin manası, insanların arzu ettikleri şeylere cabalarlar ise sonunda onlara kavuşabilme ihtimalinin artması değil, ilahi sonlarının yani akıbetlerinin kendi çabalarına bağlı olduğudur. Yani biz İnsanların iyi olmayı ya da kötü olmayı tercih etmesi kendi irademizin neticesidir. Ayette bahsedilen kader ilahi sonumuzdur yani cennete mi yoksa cehenneme mi gidip vatandaş olacağımız kendi cabalarımız sonucundadır. Gelin şöyle bir örnekleyelim, Ahmet abi senin gençken aşık olduğun kız vardı ya abi, sahi sen onunla niye evlenemedin? Berk hani senin kazanmak istediğin bir okul vardı ya sen onu niye kazanamadın? Hayri abi senin hani şu kurmayı düşündüğün iş vardı ya bir türlü onu kuramadin, Melahat teyze ise bir türlü hayal ettiği eve geçemedi o evde oturamadı. Maddi ya da manevi ne olursa olsun hangi şeyi insan elde edileceğini kendi kaderine yazabilir ve bunu temin edeceğinden emin olabilir? İnsanın bir paket kibrite bile sahip olup olamayacaginin karar merciisi kendisi değildir. Kaldı ki bu şartlarda hangi çaba hangi sonuç, siz arzu edersiniz sahip olmak istersiniz çaba gösterirsiniz ama elde edip edemeyeceginizin takdir merciisi siz değilsinizdir. Tabi öyle şanslıyız ki bizi yaratan yüce yaratıcı öylesine yüce ve zengin ki, öylesine cömert ki, ne takdir buyurursa verip verebileceklerinin hesabını bizim aciz nefislerimiz hayal bile edemez. Yuce Allah, bir eşek sahibi olmak isteyen bir kimseye at çiftligi nasip edecek olsa ama bu zatı kimse ömrü hayatı boyunca bir eşek sahibi olamasa diyebilir miyiz ki, yüce Allah bir eşek bile nasip etmedi, ne kötü talihli adam! Ee diyeceksiniz ki bu adam bu at çiftliğine ne zaman sahip olacak, ömrü hayatı boyunca bir eseğe bile sahip olamadiktan sonra? Arkadaslar insanın ömrü hayatı yalnızca bu dünya ile sınırlı değildir ki, hem ne demişler, siz ahiret hayatındaki ki refaha talip olun zira orası süreklidir, oysa dünya hayatı geçici olup türlü sıkıntılarla doludur, bütün meyveleri de kurtludur. Hal böyle iken varsın olsun o eşek olmasın, hiçkimse kendisi için gizlenen mutluluğu ve müjdeyi bilemez.
Söz konusu kendimiz olunca bakın ne kadar aciz durumdayız ama söz konusu Allah olunca ve onun takdiri olunca sahip olabileceklerimizin haddi hesabı yok, demek ki kul kendi iradesine ve çabasına güvenmek yerine Allaha güvenirse kazanımları çok daha büyük olur. Bu arada nedense ilahi sonumuzun kendi cabamiz ile ilintili olduğu hususuna hiç giremedim o konuya da başka zaman detay veririm inşallah. O kadar çok kendi nefsimizin istekleri üzerine kafa yoruyoruz ki, psikolojik olarak bile yazdıklarımız bunun dışına çıkamıyor. Öyle ise, şimdi çekilin bir kenara ve rahat bir nefes alın, sahip olduğunuz olmadığınız her ne varsa, güzel tatlı hayaller kurun hatta kuramayacaklarinizi bile kurmaya çalışın, güzel şeyler düşünün ve inanılmaz mutluluklar üretin. İşte bu çaba doğru bir çaba!


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Perfect life

Konu başlığına bakınca ingilizce bir içerik mi yazdım diye düşündünüz bilemiyorum, ayıptır söylemesi yazabilirim de ama biz de ki o söz sanatlarını, kinayeleri, hicivleri efendime soyliyeyim, kıvrak zeka ürünü kültürümüzü nasıl olur da çeviri yazıya aktarabiliriz işte orda çok ciddi kaygılar duyduğumdan yazılarımı orjinal dilde yazmaya devam. Zira başka dilde özellikle batı dili olan ingilizcede yazarsam olayın bütün agdasi yok olur gider hiçbir espirisi kalmaz. Dönelim mevzumuza size göre perfect life yani mükemmel hayat nedir ? Hayal edin çok zenginsiniz ve bir tekneniz var ve üstünde kocaman PERFECT LİFE yazıyor ama taşıması öyle zor bir hayat ki ortalama sıradan bir insanın taşıyabilece...

Fast Food Kültürü

Hiç sevmem, nefret ederim, rahatsızlık duyarım, irite olurum falan. Böyle bir kültür varsa da zira bizim kültürümüz değil zaten, belki de bütün iç acımalarım bundan. Gerçi kapalı model ülkeler gibi dışa kendini tamamen  kapatmış bir insan değilim, öyle olsaydı köriyi alıp taze fasulyeye koymayı bile düşünmezdim. Bu baharat olayı bize çok hitap ediyor, Ortadoğu'dan başlayalım Çin'e doğru gittikçe aman Allah bir baharat dünyası baharat aşkı o biçim ama batıya doğru gittikçe yemekler yağdan salçadan bir haber. Dönelim fast food olayına zira meselemiz gurmelik tadında bir dünya mutfakları mevzusu değil. Yılda bir kere bazen o bile olmamakla birlikte o kasten kırmızı renkli fast foodcula...

Giyinmenin Önemi

Oldukça komik bir konu başlığı olmak üzere,  giyinmenin nasıl bir önemi olabilir, aman ha iyi giyinin üşutmeyesiniz, ya da aman ha sokağa çıplak çıkmayın, tecavüze ugrarsınız gibi bir mahiyet değil herhalde. Giyinmek... Şöyle çok eskiye gidiyorum baya bir eskiye, adem babamizla havva annemizin yanına. Bu ilk zamanlarda kıymetli ebevynlerimiz henüz tekstilin falan esamesi yokken fıtratlarında bulunan hayaları nedeniyle mahrem yerlerini örtmek istemişlerdir tabi olarak. Etrafa şöyle bir bakıp akla gelen ilk fikir olarak geniş yapraklı bitkilere uzanmışlar ve mahrem yerlerini örtmüşlerdir.  Yani burdan anlayacağımız ilk şey, giyinmenin örtünmek yani mahrem yerleri örtmek maksadını taşıdığını söyleye...