Hayatta birçok konuda hiçbir fikrimiz yok, hasbel kader yaşıyoruz, mesela okul okuyacağız ne okuyacağımız konusunda bir fikrimiz yok, bir imaj yapacağız kim olduğumuza dair özümüzü bilmeye dair bir fikrimiz yok, evleneceğiz bir fikrimiz yok, ev dekor edeceğiz bir fikrimiz yok. Zevkimiz yok, vizyonumuz yok, onu demek istiyorum. Peki neden olabilir bu durum? Belki de çocukluğumuzdan itibaren kim olduğumuzu sorgulatmadı ailelerimiz bize. Şimdiki anneler babalar çok bilinçliler tabi, özellikle anneler. Çocuklarına ne giymek istediklerini soruyorlar, ne yemek istediklerini soruyorlar, ve onun karakterini netlestirmeye çalışıyorlar, onlara kendilerini bir birey olarak hissettiriyorlar. İşte böyle böyle bir insan kim olduğunu idrak etmeye başlar.
En basiti üniversiteye gidiyoruz ve Kampüse ayağımızı bastığımızda, hayatın en güzel dönemi olan bu dönemi nasıl degerlendirecegimize dair bir fikrimiz olmuyor. Şimdilerde düşünüyorum da daha tadında nasıl yasabilirdim diye, yine de çok şükür ki, vasat olmaktan kurtulmuşum. Bir arkadaşım vardı üniversiteye hazırlık döneminde ve daha gitmeden tatlı hayalleri vardı, saçlarımı şöyle yapacağım, kıyafetlerim şöyle olacak diye. Şimdilerde anlıyorum ne demek istediğini. İnsanın bir hayali, fikri olmalı. Oysa pek çoğumuz birçok şeyi tadını çıkararak yaşamaktan mahrumuz. Yemek yediğimiz yerler bile öylesine, yediğimiz yemekler öylesine. Herşeyi abartılı bir rituele çevirelim demiyorum ama küçük şıklıklar olsa içinde, küçük zerafetler, kendimizi bir nebze özel hissedeceğimiz şeyler.
Ev dekoru deyince, Bohem dekor çok dikkatimi çekiyor, otantik mistik bir tarz masalsı birazda etnik bir havası var. Modern taz bana biraz soğuk ve donuk geliyor bir evden beklenen sıcaklığı sağlamıyor gibi, oysa Bohem bir ev herseyiyle sıcacık. Bohem deyince o konu biraz deniz derya sadece ev dekorunu ifade etmiyor, takılar kıyafetler birçok şeyin Bohem bir havası olabilir üstelik te o kadar egzotik ki.
Böyle işte! Fikrimiz yok derken bir fikrimiz olması gerektiğini de ifade etmiş bulunuyorum. Yoksa yaşamımızın bütün dönemlerini ve araçlarını çar çur edebiliriz, oysa hersey tadında olmalı...
Konu başlığına bakınca ingilizce bir içerik mi yazdım diye düşündünüz bilemiyorum, ayıptır söylemesi yazabilirim de ama biz de ki o söz sanatlarını, kinayeleri, hicivleri efendime soyliyeyim, kıvrak zeka ürünü kültürümüzü nasıl olur da çeviri yazıya aktarabiliriz işte orda çok ciddi kaygılar duyduğumdan yazılarımı orjinal dilde yazmaya devam. Zira başka dilde özellikle batı dili olan ingilizcede yazarsam olayın bütün agdasi yok olur gider hiçbir espirisi kalmaz. Dönelim mevzumuza size göre perfect life yani mükemmel hayat nedir ? Hayal edin çok zenginsiniz ve bir tekneniz var ve üstünde kocaman PERFECT LİFE yazıyor ama taşıması öyle zor bir hayat ki ortalama sıradan bir insanın taşıyabilece...
Yorumlar
Yorum Gönder