Ana içeriğe atla

Kıskanırlar

İnsanların malınızı, mülkünüzü, başarılarınızı kıskanmasi normaldir ve bu içgüdü akılda kolayca anlasilabilir bir yer bulabilir daha enterasan olanı ve anlaması güç olanı sizin aklınıza dahi gelmeyecek özelliklerinizi kiskanmalaridir. Bu akla gelmeyen kıskançlık durtulerini dile getirdigimde urperecek ve kendinizi koruyabilmek için maddi güçlerinizi nazar boncuğu gibi yakaniza takacak kemik atar gibi önlerine atacaksınız.
İnsanlar asıl sizi siz yapan ozelliklerinizi kıskanırlar. Başarınızi değil başarısızlıklar içindeki dik duruşunuzu, yıkılmayışınızı kan kaybetmeyisinizi kıskanırlar. Ne yasarsaniz yaşayın umutlarınızi kaybetmeyisinizi bütün Savaşlarınızi onurla verdiğiniz onurunuzu kıskanırlar. Günaha girmediginizde gunahsizliginizi kıskanırlar ve hatta şeytan da daha fazla bir arzu duyarak günah islenmenizi beklerler sizin temizliğiniz onlara dert olur. Vampirler gibi kandan beslenir bu kıskançlık abideleri kanayan yaranizin kokusunu çok uzaklardan alır daha da kanatmak isterler. Yüzünüze karşı ah vah tüh unlemleri yaparken içlerinden oh çekerler. Dramdan beslenirler, sizi ajite etmekten çok büyük keyif alırlar ama en küçük bir düzlüğe çıkmanız halinde sen bunu haketmistin demek yerine, minik zaferinizi küçümsemeyi tercih ederler  ve bunun o kadar da matah birsey olmadığını iddia ederler. Onlar sizin hep yaralı hep zavallı olmanızı isterler.
Kıskanırlar sizi en berbat durumları bile müthiş bir şekilde yönetmenizi, inancınizi korumanızi ve yaşıyor olmanızı kıskanırlar. Yaşamınızi sonlandirsaniz yine kahrolmak ve vicdani azap çekmek yerine kendilerine işlerine yarayacak dersler notlar çıkarırlar.
Bu kadar çok kötü içgüdüyü siz kendi vicdanınizda bir yere sigdirabildiniz mi ? Ben yazarken bile inanamadim acaba mubalaga mi ettim dedim ama yalnızca bir saniye sürdü, sonra yine kanaatlerimin tescilli doğru olduğuna karar verdim.
İnsanlardan korkuyorum bazen de bu korku beni çok heyecanlandiriyor içlerinde ne sakladiklarini bilme arzusu, en müthiş gerilim filminden bile daha çok heyecan oluşturuyor.


Yorumlar

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Perfect life

Konu başlığına bakınca ingilizce bir içerik mi yazdım diye düşündünüz bilemiyorum, ayıptır söylemesi yazabilirim de ama biz de ki o söz sanatlarını, kinayeleri, hicivleri efendime soyliyeyim, kıvrak zeka ürünü kültürümüzü nasıl olur da çeviri yazıya aktarabiliriz işte orda çok ciddi kaygılar duyduğumdan yazılarımı orjinal dilde yazmaya devam. Zira başka dilde özellikle batı dili olan ingilizcede yazarsam olayın bütün agdasi yok olur gider hiçbir espirisi kalmaz. Dönelim mevzumuza size göre perfect life yani mükemmel hayat nedir ? Hayal edin çok zenginsiniz ve bir tekneniz var ve üstünde kocaman PERFECT LİFE yazıyor ama taşıması öyle zor bir hayat ki ortalama sıradan bir insanın taşıyabilece...

Fast Food Kültürü

Hiç sevmem, nefret ederim, rahatsızlık duyarım, irite olurum falan. Böyle bir kültür varsa da zira bizim kültürümüz değil zaten, belki de bütün iç acımalarım bundan. Gerçi kapalı model ülkeler gibi dışa kendini tamamen  kapatmış bir insan değilim, öyle olsaydı köriyi alıp taze fasulyeye koymayı bile düşünmezdim. Bu baharat olayı bize çok hitap ediyor, Ortadoğu'dan başlayalım Çin'e doğru gittikçe aman Allah bir baharat dünyası baharat aşkı o biçim ama batıya doğru gittikçe yemekler yağdan salçadan bir haber. Dönelim fast food olayına zira meselemiz gurmelik tadında bir dünya mutfakları mevzusu değil. Yılda bir kere bazen o bile olmamakla birlikte o kasten kırmızı renkli fast foodcula...

Giyinmenin Önemi

Oldukça komik bir konu başlığı olmak üzere,  giyinmenin nasıl bir önemi olabilir, aman ha iyi giyinin üşutmeyesiniz, ya da aman ha sokağa çıplak çıkmayın, tecavüze ugrarsınız gibi bir mahiyet değil herhalde. Giyinmek... Şöyle çok eskiye gidiyorum baya bir eskiye, adem babamizla havva annemizin yanına. Bu ilk zamanlarda kıymetli ebevynlerimiz henüz tekstilin falan esamesi yokken fıtratlarında bulunan hayaları nedeniyle mahrem yerlerini örtmek istemişlerdir tabi olarak. Etrafa şöyle bir bakıp akla gelen ilk fikir olarak geniş yapraklı bitkilere uzanmışlar ve mahrem yerlerini örtmüşlerdir.  Yani burdan anlayacağımız ilk şey, giyinmenin örtünmek yani mahrem yerleri örtmek maksadını taşıdığını söyleye...