Ana içeriğe atla

ERKEKLER

Erkeklere inanmıyorum
Yalandır hep sözleri
Sahte umut doludur
Capkınların gözleri

Elde edene kadar
Peşi sıra dolaşır
Düş önce tuzağa
Vaziyet o zaman başkadır

Sevmiş gibi görülür
Kalbim senindir der
Bu sözleri hep ezber
Ederler hanımlara
Tekrar ederler

Hele bazı erkekler
Bu işte çok sanatkardır
Dokuz çocuğu olsa da
Halen kendi bekardır.
                   (Kaynak : sosyal medya )

Ne varsa yurdum insanın kültüründe var şu mizah anlayışına karşı saygı duymamak mümkün mü,  bu kadar çok şeyi bu kadar az  sözle anlatmak nasıl bir edebi kabiliyettir. 
Yıllarca insanlara kadınları anlamak çok zordur deyip, kadın fıtratını anlaşılması zor hatta trajikomik gösterdiler oysa asıl anlaması güç olan ve komik olan erkek tabiatıdır yukardaki şiir de bunu son derece başarılı ispat etmiyor mu? Üstelik erkeklerin her zaman dümdüz olduğu, net olduğu, basit mekanizmalar üzerine kurulu bir düşünce sistemine sahip oldukları kabul görmüş yaygın bir fikirdir. Oysa onları anlamak ve davranışlarını bilinen mantık, ahlak erdem kanunları üzerine oturtmak son derece güçtür. Hatta iki davranışları arasındaki anlam bakımından tutarlılıgi sağlamak bile neredeyse imkansızdır.
Erkekler çok humanist insanlardır siz bilmezsiniz tabi, onlar bütün dünya kadın nüfusuna kalplerinde yer vermek isterler şartlar mümkün olsa tabi. İmkanları olsa hepsini ev hanımlıgı sektöründe istihdam ederler, bu ne yüce gönüllülüktür siz anlayabilir misiniz, asla ! Kapleri gönülleri çok geniştir çok! Bencildirler işin esası, hem karnım doysun hem pastam cebimde dursun, etikmiş ahlakmış amaaan geç onları varsa yoksa onların erkeklik egoları, biliyor musunuz aynı ego ve aynı içgüdü serengeti aslanlarında da var. Ne kadar çok dişi aslanla sürü kurarsanız o derece çok çocuk sahibi olup diğerlerine bir güç ve hakimiyet gösterisinde bulunabilirsiniz. Hadi onlar aslan yani hayvan, ne medeni hukuk var ne de bağlayıcı bir toplumsal yargı, insanlarda olduğu gibi edep ahlak, aidiyetlik duygusu, güven ya da sadakat gibi sorumlulukları yok ve içinde yaşadıkları eko sistem bunu şart koşuyor. Ama siz erkek olmak nasıl bir duygu nasıl bir içgüdü nerden bileceksiniz!  Ne diyor şiirin son sözünde dokuz çocuğu olsa da kendi halen bekardır. Yani birine ait olma duygusu yok, belki de bu duygu onları sıkıyor, ağır geliyor taşıması çok güç.
Bastırılamayan bu özgürlükçü, egocu, güç ve kudreti korumak isteme duygusuyla, hiç tatmin olmayan bir libidoyla  yaşamak sizce de zor değil mi ?


Yorumlar

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Perfect life

Konu başlığına bakınca ingilizce bir içerik mi yazdım diye düşündünüz bilemiyorum, ayıptır söylemesi yazabilirim de ama biz de ki o söz sanatlarını, kinayeleri, hicivleri efendime soyliyeyim, kıvrak zeka ürünü kültürümüzü nasıl olur da çeviri yazıya aktarabiliriz işte orda çok ciddi kaygılar duyduğumdan yazılarımı orjinal dilde yazmaya devam. Zira başka dilde özellikle batı dili olan ingilizcede yazarsam olayın bütün agdasi yok olur gider hiçbir espirisi kalmaz. Dönelim mevzumuza size göre perfect life yani mükemmel hayat nedir ? Hayal edin çok zenginsiniz ve bir tekneniz var ve üstünde kocaman PERFECT LİFE yazıyor ama taşıması öyle zor bir hayat ki ortalama sıradan bir insanın taşıyabilece...

Fast Food Kültürü

Hiç sevmem, nefret ederim, rahatsızlık duyarım, irite olurum falan. Böyle bir kültür varsa da zira bizim kültürümüz değil zaten, belki de bütün iç acımalarım bundan. Gerçi kapalı model ülkeler gibi dışa kendini tamamen  kapatmış bir insan değilim, öyle olsaydı köriyi alıp taze fasulyeye koymayı bile düşünmezdim. Bu baharat olayı bize çok hitap ediyor, Ortadoğu'dan başlayalım Çin'e doğru gittikçe aman Allah bir baharat dünyası baharat aşkı o biçim ama batıya doğru gittikçe yemekler yağdan salçadan bir haber. Dönelim fast food olayına zira meselemiz gurmelik tadında bir dünya mutfakları mevzusu değil. Yılda bir kere bazen o bile olmamakla birlikte o kasten kırmızı renkli fast foodcula...

Giyinmenin Önemi

Oldukça komik bir konu başlığı olmak üzere,  giyinmenin nasıl bir önemi olabilir, aman ha iyi giyinin üşutmeyesiniz, ya da aman ha sokağa çıplak çıkmayın, tecavüze ugrarsınız gibi bir mahiyet değil herhalde. Giyinmek... Şöyle çok eskiye gidiyorum baya bir eskiye, adem babamizla havva annemizin yanına. Bu ilk zamanlarda kıymetli ebevynlerimiz henüz tekstilin falan esamesi yokken fıtratlarında bulunan hayaları nedeniyle mahrem yerlerini örtmek istemişlerdir tabi olarak. Etrafa şöyle bir bakıp akla gelen ilk fikir olarak geniş yapraklı bitkilere uzanmışlar ve mahrem yerlerini örtmüşlerdir.  Yani burdan anlayacağımız ilk şey, giyinmenin örtünmek yani mahrem yerleri örtmek maksadını taşıdığını söyleye...