Şuanda biz çayımizi yudumlarken, aksama ne yemek pisirsek diye düşünürken, memnun olmadığımız işimizi daha iyisiyle degistirmeyi düşünürken, evliligimizi planlarken ve hayatın bu olağan akışını dünyanın her yanında aynı sanırken, bir yerlerde insanların öncelikli tek amaçları hayatta kalabilmek yaşıyor olabilmek yani ölmemek. Bu duygunun nasıl bir duygu olduğunu hissedebilir miyiz ? Hayır asla ! Dusunemeyiz bile. Allah hiçbir millete böyle bir durum yaşatmasin diye dua etsek bile malesef dünyanın çeşitli yerlerinde insanlar buna maruz kalıyorlar. Peki nasıl oluyor da arsizca ve Umarsizca yaşayabiliyoruz! Ateş yalnizca düştüğü yeri yakıyor değil mi! İnsan oğlunun tabiatında ki bu bencillik ve arsizlik duygusu olmasa dünya normal bir ruh halinde yaşayamazdi değil mi? Tarihinde milyonlarca acı yaşanmış bir dünya da hicbirsey olmamiscasina yaşamaya devam ediyoruz. Herhangi bir toplumu ya da coğrafyayı örnek göstermiyorum, çeşitli dinlerden çeşitli ırklardan insanlar dramlar yaşadılar ve biz hala dünya da şu sürecin genel geçer bir süreç olduğunu kabul ediyoruz, her insan doğar, büyür, eğitim alır, yetişkin bir insan olur para kazanır evlenir çocukları olur sonra onların da çocukları olur ve kendileri de dede nine olur. Bu kronolojik sıralama dünyanın her yerinde geçerli mi gerçekten ? Gerçekten her yerde insanlar insani şartlarda yaşayabiliyorlar mi ? Cevabın ne olduğunu biliyorsunuz değil mi ! Bırakalım Kıtalar arasında sosyolojik çalışma yapmayı bir toplum içinde bile bu sıralama olağan bir şekilde yaşanmaz.
Bu yazıyı yazdım siz de okudunuz diye yemekten sudan kesilmeyiz dünya mevcut düzenini koruyarak devam eder ama en azından bir farkındalık yaratmış oluruz. En azından bir adalet mekanizması aramış oluruz belki bu arayış bizi yüce Allahın varlığını mecburi olduğunu anlamamizi sağlar, bu farkındalık ile kıyametin var olduğuna ve geleceğine sükrederiz anlarız ki hiçbir şey boşuna değil ne cennet ne de cehennem...
Konu başlığına bakınca ingilizce bir içerik mi yazdım diye düşündünüz bilemiyorum, ayıptır söylemesi yazabilirim de ama biz de ki o söz sanatlarını, kinayeleri, hicivleri efendime soyliyeyim, kıvrak zeka ürünü kültürümüzü nasıl olur da çeviri yazıya aktarabiliriz işte orda çok ciddi kaygılar duyduğumdan yazılarımı orjinal dilde yazmaya devam. Zira başka dilde özellikle batı dili olan ingilizcede yazarsam olayın bütün agdasi yok olur gider hiçbir espirisi kalmaz. Dönelim mevzumuza size göre perfect life yani mükemmel hayat nedir ? Hayal edin çok zenginsiniz ve bir tekneniz var ve üstünde kocaman PERFECT LİFE yazıyor ama taşıması öyle zor bir hayat ki ortalama sıradan bir insanın taşıyabilece...
Yorumlar
Yorum Gönder