Ana içeriğe atla

Amaç amaç amaç

Amaçsız bir insani bekleyen tehlikelerin neler olabileceğine dair bir fikriniz var mı ? Hayal edebildiklerinizden bile daha kötü olabilir ya da hayal bile edemiyor olabilirsiniz.
Öncelikle boş bir oda şeytanın çalışma odasıdır noktasindan harekete geçelim, aman Allahim gerçekten de en kötü tarafı bu olabilir hatta tek başına bu bile yeterli olabilir. Şeytanın amacı nedir, zihninizi kötüluge çalışır hale getirmek, sizi  kötü bir insan yapmak  ve etrafınızda ki insanlara kötülük yapmanızi sağlamak peki ben neden kötülük yapayım ki diyeceksiniz, çünkü amaçsız oldugunuz için aşağılık kompleksine gireceksiniz ve diger insanların başarıları sizi mutsuz edecek hatta kahredecek bu sebeple siz de kendinizi onları mutsuz etmeye çalışarak tatmin etmeye çalışacaksınız. Şeytanın tek amacı sizi kötü bir insan yapmaya çalışmak değildir, sizi türlü vesveselerle endişelendirecek ve hasta hale getirecektir bu nedenle amaçsız olmak bütün ruhani hastalıklara davetiye cikaracaktir. Amaçsız olmanın en kötü tarafı şeytanla başbaşa olmaktır diyebiliriz. Peygamberler bile şeytanın zulmunden Allaha siginmislardir. Nefsinize öyle büyük zulmederki acı çekmekten yorgun duruma dusersiniz. Sinirsel bütün dengeleriniz alt üst olabilir bütün sevdiklerinizle ilişkileriniz zarar görebilir. Hatta şeytanın kendince en yagane amacı sizin Allah ile olan ilişkinizi kötü etkilemektir. Amaçsızlik sizi yaratan yüce Allah ile bile kavgalı hale getirebilir. Hal böyle iken amaçsızlik nasıl bir illettir siz düşünün .
Amaç, sağlıklı bir birey olabilmek için kendi kendimizden beslenebilmemiz için gerekli en temel şeydir. Amacı olmayan bir insanın kendisine sevgisi ve saygısı olabilir mi ? Kendi varlığından beslenemeyen bir insan başka insanların varlığına muhtaç duruma düşmez mi ? Bu muhtaçlik ki en kötü muhtaçliktir. Amacı olmayan bir insana kim saygı duyar kim sever? Toplum içinde kabul görebilir mi ?
Amaçsızlik hastalığı insanı madde bağımlılığına bile itebilir nitekim zaten kaybedilecek birsey yoktur. Geleceğe dair bir amacın olmayışı insanın adeta ölmüş sayılması gibidir. Çünkü ancak hayatı son bulmuş kimselerin bir amacı bir sorumlulugu yoktur Oysaki bizlerin bir varoluş amaci vardır en temelinde Allaha kulluk etmek var iken buna bağlı olarak sosyal bir varlık olarak çalışmak üretmek ve yeni nesillerin de var olabilmesi için onların da Allahın varlığını tesbih edebilmeleri için cogalmamiz icap etmektedir. İşte amaç bu derece derin ve misyoner bir hadisedir. Amaçsız insan adeta Allah a olan sorumluluğunu inkar etmektedir bu sorumluluğun inkari ise sağlıklı yaşamayı imkansız hale getirmektedir.
Amaç sahibi olmak bizi diri tutar yaşamak için motive eder. Yaşamak için beden bir biyolojik ihtiyaç ise amaç ise en gerekli manevi misyondur. Amacı olmayan bir insanın yaşamaya devam etmesini bekleyemeyiz.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Perfect life

Konu başlığına bakınca ingilizce bir içerik mi yazdım diye düşündünüz bilemiyorum, ayıptır söylemesi yazabilirim de ama biz de ki o söz sanatlarını, kinayeleri, hicivleri efendime soyliyeyim, kıvrak zeka ürünü kültürümüzü nasıl olur da çeviri yazıya aktarabiliriz işte orda çok ciddi kaygılar duyduğumdan yazılarımı orjinal dilde yazmaya devam. Zira başka dilde özellikle batı dili olan ingilizcede yazarsam olayın bütün agdasi yok olur gider hiçbir espirisi kalmaz. Dönelim mevzumuza size göre perfect life yani mükemmel hayat nedir ? Hayal edin çok zenginsiniz ve bir tekneniz var ve üstünde kocaman PERFECT LİFE yazıyor ama taşıması öyle zor bir hayat ki ortalama sıradan bir insanın taşıyabilece...

Fast Food Kültürü

Hiç sevmem, nefret ederim, rahatsızlık duyarım, irite olurum falan. Böyle bir kültür varsa da zira bizim kültürümüz değil zaten, belki de bütün iç acımalarım bundan. Gerçi kapalı model ülkeler gibi dışa kendini tamamen  kapatmış bir insan değilim, öyle olsaydı köriyi alıp taze fasulyeye koymayı bile düşünmezdim. Bu baharat olayı bize çok hitap ediyor, Ortadoğu'dan başlayalım Çin'e doğru gittikçe aman Allah bir baharat dünyası baharat aşkı o biçim ama batıya doğru gittikçe yemekler yağdan salçadan bir haber. Dönelim fast food olayına zira meselemiz gurmelik tadında bir dünya mutfakları mevzusu değil. Yılda bir kere bazen o bile olmamakla birlikte o kasten kırmızı renkli fast foodcula...

Giyinmenin Önemi

Oldukça komik bir konu başlığı olmak üzere,  giyinmenin nasıl bir önemi olabilir, aman ha iyi giyinin üşutmeyesiniz, ya da aman ha sokağa çıplak çıkmayın, tecavüze ugrarsınız gibi bir mahiyet değil herhalde. Giyinmek... Şöyle çok eskiye gidiyorum baya bir eskiye, adem babamizla havva annemizin yanına. Bu ilk zamanlarda kıymetli ebevynlerimiz henüz tekstilin falan esamesi yokken fıtratlarında bulunan hayaları nedeniyle mahrem yerlerini örtmek istemişlerdir tabi olarak. Etrafa şöyle bir bakıp akla gelen ilk fikir olarak geniş yapraklı bitkilere uzanmışlar ve mahrem yerlerini örtmüşlerdir.  Yani burdan anlayacağımız ilk şey, giyinmenin örtünmek yani mahrem yerleri örtmek maksadını taşıdığını söyleye...