Amaçsız bir insani bekleyen tehlikelerin neler olabileceğine dair bir fikriniz var mı ? Hayal edebildiklerinizden bile daha kötü olabilir ya da hayal bile edemiyor olabilirsiniz.
Öncelikle boş bir oda şeytanın çalışma odasıdır noktasindan harekete geçelim, aman Allahim gerçekten de en kötü tarafı bu olabilir hatta tek başına bu bile yeterli olabilir. Şeytanın amacı nedir, zihninizi kötüluge çalışır hale getirmek, sizi kötü bir insan yapmak ve etrafınızda ki insanlara kötülük yapmanızi sağlamak peki ben neden kötülük yapayım ki diyeceksiniz, çünkü amaçsız oldugunuz için aşağılık kompleksine gireceksiniz ve diger insanların başarıları sizi mutsuz edecek hatta kahredecek bu sebeple siz de kendinizi onları mutsuz etmeye çalışarak tatmin etmeye çalışacaksınız. Şeytanın tek amacı sizi kötü bir insan yapmaya çalışmak değildir, sizi türlü vesveselerle endişelendirecek ve hasta hale getirecektir bu nedenle amaçsız olmak bütün ruhani hastalıklara davetiye cikaracaktir. Amaçsız olmanın en kötü tarafı şeytanla başbaşa olmaktır diyebiliriz. Peygamberler bile şeytanın zulmunden Allaha siginmislardir. Nefsinize öyle büyük zulmederki acı çekmekten yorgun duruma dusersiniz. Sinirsel bütün dengeleriniz alt üst olabilir bütün sevdiklerinizle ilişkileriniz zarar görebilir. Hatta şeytanın kendince en yagane amacı sizin Allah ile olan ilişkinizi kötü etkilemektir. Amaçsızlik sizi yaratan yüce Allah ile bile kavgalı hale getirebilir. Hal böyle iken amaçsızlik nasıl bir illettir siz düşünün .
Amaç, sağlıklı bir birey olabilmek için kendi kendimizden beslenebilmemiz için gerekli en temel şeydir. Amacı olmayan bir insanın kendisine sevgisi ve saygısı olabilir mi ? Kendi varlığından beslenemeyen bir insan başka insanların varlığına muhtaç duruma düşmez mi ? Bu muhtaçlik ki en kötü muhtaçliktir. Amacı olmayan bir insana kim saygı duyar kim sever? Toplum içinde kabul görebilir mi ?
Amaçsızlik hastalığı insanı madde bağımlılığına bile itebilir nitekim zaten kaybedilecek birsey yoktur. Geleceğe dair bir amacın olmayışı insanın adeta ölmüş sayılması gibidir. Çünkü ancak hayatı son bulmuş kimselerin bir amacı bir sorumlulugu yoktur Oysaki bizlerin bir varoluş amaci vardır en temelinde Allaha kulluk etmek var iken buna bağlı olarak sosyal bir varlık olarak çalışmak üretmek ve yeni nesillerin de var olabilmesi için onların da Allahın varlığını tesbih edebilmeleri için cogalmamiz icap etmektedir. İşte amaç bu derece derin ve misyoner bir hadisedir. Amaçsız insan adeta Allah a olan sorumluluğunu inkar etmektedir bu sorumluluğun inkari ise sağlıklı yaşamayı imkansız hale getirmektedir.
Amaç sahibi olmak bizi diri tutar yaşamak için motive eder. Yaşamak için beden bir biyolojik ihtiyaç ise amaç ise en gerekli manevi misyondur. Amacı olmayan bir insanın yaşamaya devam etmesini bekleyemeyiz.
Konu başlığına bakınca ingilizce bir içerik mi yazdım diye düşündünüz bilemiyorum, ayıptır söylemesi yazabilirim de ama biz de ki o söz sanatlarını, kinayeleri, hicivleri efendime soyliyeyim, kıvrak zeka ürünü kültürümüzü nasıl olur da çeviri yazıya aktarabiliriz işte orda çok ciddi kaygılar duyduğumdan yazılarımı orjinal dilde yazmaya devam. Zira başka dilde özellikle batı dili olan ingilizcede yazarsam olayın bütün agdasi yok olur gider hiçbir espirisi kalmaz. Dönelim mevzumuza size göre perfect life yani mükemmel hayat nedir ? Hayal edin çok zenginsiniz ve bir tekneniz var ve üstünde kocaman PERFECT LİFE yazıyor ama taşıması öyle zor bir hayat ki ortalama sıradan bir insanın taşıyabilece...
Yorumlar
Yorum Gönder